Cryptojacking Nedir?

Crytpojacking zamanla kötü niyetli insanların hedeledikleri insanlar üzerinden kripto para cinsinden para kazanmalarına verilen addır. Mayıs 2017’de birçok ülkede etkili olan WannaCry saldırısı kullanıcıların belgelerini şifreledi ve fidye olarak kripto para istedi.

Crytpojacking’te ise daha farklı bir yol izlenir. Kripto para madenciliği yapmak için saldırıya uğrayan kullanıcının bilgisayar gücü kullanılır. Bu sayede oluşan coinler saldırganın cüzdanına aktarılır. Aynı zamanda madencilik işlemlerinin masrafları da saldırıya uğrayan kişiye yazılmış olur.

Örneğin Şubat 2018’de Panda adlı İspanyol güvenlik firması WannaMine adlı bir yazılım üretti ve bunu Dünya’nın farklı yerlerindeki bilgisayarlara yaydı. Bu yazılım Monero madenciliği yapılmasına imkan veriyordu.

Aynı ay içinde daha sonra araba üreticisi Tesla’nın da crytpojacking kurbanı olduğu ortaya çıktı. Şirketin Amazon sunucuları saldırıya hedef olmuştu. Ortaya çıkan bilgilere göre benzer ataklar şirketleri Ekim 2017’den beri hedef alıyordu.

DDoS Nedir?

DDoS (Distributed Denial of Service), uluslararası ağlara, online kaynaklara ya da internet sitelerine onaylı kullanıcılarının ulaşmasını engellemek için yapılan saldırılara verilen genel addır. Bu saldırıların etkileri birkaç saat ya da aylar kadar sürebilir.

İş sahipleri ve müşteriler iletişim kurmak için dijital ortamları daha çok kullanmaya başladıkça DDoS saldırıları da artmaya başladı. Bu saldırılar genellikle değerli kişisel bilgileri ele geçirmek için yapılırlar ve bu da saldırılan şirkete hem maddi zararlar verir hem de itibarını zedeler.

DoS ve DDoS Farkı

Bir Dos saldırısında, saldırıcılar genellikle bir cihaz ve bir bağlantı aracılığıyla saldırdıkları sunucuya arka arkaya çok sayıda istek yollarlar. Bu sayede de o sunucu aşırı yüklenmiş olur. DoS saldırganları sistemdeki bir açığı kullanıp sunucunun CPU ya da RAM’ini hedeflerler. Ancak DoS saldırıları tek seferde sadece tek bir IP adresinden geldiği için sadece bu IP’yi engelleyerek kolayca önlenebilir. Ancak bir DoS saldırısı türü olan DDoS saldırılarını önlemek bu kadar kolay değildir.

DDoS saldırılarında tek bir IP ve ağ yerine, Dünya’nın her tarafından virüslerle kontrol altına alınmış bilgisayarlardan oluşan bir botnet kullanılır. Bu cihazların kullanıcılarının ise bundan haberi olmaz. DDoS saldırısına uğrayan bir sunucu gelen çok sayıda sahte trafikten dolayı aşırı yüklenme yaşar. Bu saldırı birçok farklı kaynaktan gerçekleştiği için de tek tek bütün bu IP’leri engellemek çok zor bir iştir. Bunun yanında gerçek trafikle sahte trafiği ayırt etmek de neredeyse imkansızdır. Bu yüzden DDoS saldırılarıyla başa çıkmak DoS saldırılarına göre oldukça zordur.

Escrow Nedir?

Escrow, bir finansal değerin ya da mali değeri olan herhangi bir şeyin üçüncü bir parti tarafından diğer iki partı arasındaki satış işlemi gerçekleşene kadar tutulmasıdır. İki taraf arasındaki para gönderme işlemi ya da varsa gerekli anlaşmalar onaylanana kadar satışı gerçekleşen varlıklar escrow’da tutulur ve ancak iki taraftan da onay gelince işlem gerçekleşir.

Alışverişin iki tarafı bir işlemi gerçekleştirme aşamasındayken taraflardan birinin bir sonraki aşamaya geçmek için karşı tarafın belli bir şeyi yaptığından emin olması gerekebilir. İşte bu sırada escrow acentesi devreye girer.

Örneğin, uluslararası mal satan bir şirket sattığı maller yerine ulaşınca ödeme alacağından emin olmak istiyor diyelim. Aynı zamanda alıcı da yalnızca mallar iyi durumda gelirse ödeme yapmak ister. Bu durumda alıcı parasını escrow’a koyabilir ve mallar geldiğinde satıcıyla göndermesi için talimat verir. Bu sayede iki tarafta da güven sorunu yaşanmaz ve işlem gerçekleşmiş olur.

Escrow işlemleri emlak sektörü ve borsada da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Stop-Loss Nedir?

Stop-loss emri bir broker’a yatırım yapılan aracın değeri belli bir miktara ulaştığında otomatik olarak satılması için verilen emirdir. Bu emirlerin amacı yatırımcının zararını belli bir miktarın altında tutmaktır.

Stop-loss emirleri takas işlemlerini duygusal olmaktan çıkarıralar  ve eğer yatırımcı tatildeyse ya da bir sebeple fiyatı takip edemiyorsa faydalı olabilirler. Ancak bu emirlerin uygulanması garanti değildir.

Eğer bir yatırımcı fiyatın artmasını beklerken bir stop-loss emri verirse fiyat belli bir miktarın altına indiğinde satmak için bir market order devreye sokulur. Bu gibi emirler genellikle market düzenli gidiyorsa devreye sokulur ancak hızlı bir düşüş yaşanıyorsa stop-loss fiyatının daha altına satmak durumunda kalınabilir.

ICO’ya Nasıl Girilir?

Her gun yüksek bir hızda büyümeye devam ettikçe ICO’lar ve kripto paralara olan ilgi de katlanarak artıyor ve uzmanların bile geleceğini tahmin edemediği bir hal almış durumdalar. Peki bir ICO’da yer almak için ne yapmanız gerek? Bunun için öncelikle ICO’nun ne demek olduğunu tekrar edelim.

ICO Nedir?

ICO, Initial Coin Offering’in kısaltması olarak kullanılır. Bu günlerde yeni girişimler blockchain teknolojisinden faydalanarak kendi coinlerini çıkartabilirler. Bu coinler de Bitcoin ya da Ether gibi farklı para birimleriyle alınıp satılabilirler. Girişimlerin kendi coinlerini çıkarmaktaki amaçları projeleri için kaynak oluşturmaktır. Bu sayede bu coinlerin de değerinin artması planlanır. Bu coinleri alan yatırımcıların da amacı bu coinlerin değeri artınca kar elde etmektir. Bu coinler, ya da diğer adıyla tokanlara olan ilgi arttıkça değerleri de artar çünkü tokenlar belirli bir miktarda vardır.

ICO’ları kısaca böyle özetleyebiliriz. Peki bir ICO’da yer almak için ne yapmanız gerek?

1) Ethereum Wallet’ı oluşturun

ICO’ların büyük çoğunluğu Ethereum üzerinden yapılmaktadır. Bu yüzden de ilk olarak bir Ethereum Wallet’ı oluşturmanız gerekmektedir. Bu iş için pek çok program vardır ancak hepsi ERC-20 tokenlarını desteklemez ve sizin de buna ihtiyacınız olduğu için uygun bazı programlar şunlardır:

Bunların ikisini de kullanabilirsiniz ama burada MyEtherWaller üzerinden anlatacağız.

  • Öncelikle myetherwallet.com adresine gidip yeni bir cüzdan yaratıyoruz.
  • Akılda kalıcı ve güvenli bir şifre yarattıktan sonra formu doldurup işlemi tamamlıyoruz.
  • Daha sonra karşımıza Keystore File çıkacak. Bunu bilgisayara kaydediyoruz. Bilgisyarınız yerine bir flash belleğe kaydetmek daha güvenli olacaktır.
  • Sonraki ekranda karşınıza private key’iniz çıkacak. Private key’i asla kaybetmemeniz gerekmektedir. Bilgisayarınızda güvenli bir yere kaydedin ya da bir kağıda yazın. Eğer bunu kaybedersiniz daha sonra size hatırlatacak ‘Şifremi unuttum’ gibi bir sistem yoktur. O yüzden bu aşama çok önemli.
  • Daha sonra cüzdanınıza nasıl erişmek istediğinizi soran bir ekran gelecek. En basiti burada private key seçeneğini seçip bir önceki ekranda çıkan key’i yazmak.
  • Artık Ethereum Wallet’ınız kullanıma hazır. Ether alıp satmaya başlayabilirsiniz.

2) Ether alın

Birçok ICO’dan token almak için Ether’a ihtiyaç vardır. Cüzdanınıza Ether eklemenin de en kısa yolu para ya da BTC karşılığı bir borsadan Ether almaktır. Bu borsalardan bazıları Coinbase, Kraken, ya da Bittrex olarak sayılabilir.

3) ICO’ya Ether yollayın

Bu ilk iki adımı tamamladıktan sonra ICO’ya girmeye hazırsınız. Yapmanız gereken tek şey ICO’nun sitesine girmeniz. Ancak burada ICO’nun bir dolandırıcılı denemesi olmadığına emin olmanız çok önemli. Bunun için de ICO’nun whitepaper’ını okumanız yapmanız gereken en önemli şey.

Ether gönderdikten sonra ICO ekibi sizinle iletişime geçip size gerekli bilgileri verecektir. Bu genellikle web sitelerinde yazar.

Over The Counter (OTC) Nedir?

Over the counter (OTC), tanınmış borsalar dışında yapılan formal takaslara verilen genel addır. Over the counter lafı merkezi bir yapı yerine bir satıcı üzerinden işlem gören hisseler için kullanılabilir.

Birçok yatırımcı için over the counter ile geleneksel borsalar arasında pratikte pek fark yoktur. Elektronik sistemlerdeki gelişmeler daha yüksek işlem hacmi ve daha iyi bilgiyi olası kıldı. Ancak işlemlerin gerçekleştiği ortamlar arasında farklar vardır. Geleneksel bir borsada, herkes herkesin verdiği teklifleri görebilir ancak over the counter bir sistemde bu mümkün olmayabilir. Daha az şeffaflık vardır ve borsalar kadar kontrollü bir ortam değildir. Bu yüzden acemi yatırımcılar bu riski alabilir ve tuzağa düşebilirler.

Bazı hisselerin over the counter işlem görmesinin sebebi genellikle şirketin borsada işlem görecek büyüklüğe sahip olmamasıdır. Listelenmemiş hisse olarak da bilinen bu araçlar, broker-satıcılar tarafından doğrudan kendi aralarında genellikle telefonla iletişim kurarak alınıp satılırlar. Bu satıcılar piyasa yapıcılar olarak davranır.

Nasıl Altcoin Satın Alabilirim?

Cüzdan Yazılımı Yükleyin

Herhangi bir altcoin almak için ilk yapmanız gereken şey o altcoin’in cüzdan yazılımını bilgisayarınıza ya da uygunsa telefonunuza yüklemek. Cüzdanlar küçük boyutlu programlardır ve bilgisayaranıza hızlı bir şekilde kurabilirsiniz.

Para Karşılığı Alın

Bir cüzdana sahip olduğunuzda kredi kartı, banka kartı, ya da banka transferi gibi bir yöntemle bir borsadan satın alabilirsiniz. Arından aldığınız coinler cüzdanınıza transfer edilir. Bu işlem internetten herhangi bir alışveriş yapmaktan farksızdır. Hangi ödeme yöntemini kullanacağınızı seçtikten sonra yapmanız gereken tek şey miktarı girip işlemi onaylamaktır.

Altcoinler homojen olsalar da fiyatları farklı borsalarda farklı olabilir ve bu da arbitraj fırsatları doğurur.

Altcoin kabul eden yerler de zamanla artmaktadır. Hala günlük kullanımının önünde bazı engeller olsa da ileride bu problemler de çözülecek gibi gözükmektedir.

Burada önemli bir nokta cüzdanların altcoin depolamak için değil sizin para alıp göndermek için kullanacağınız özel ve genel anahtarların korunması içindir. Özel anahtar sizin para göndermek için kullandığınız ve kimseyle paylaşmamanız gereken anahtardır. Genel anahtar ise sizin adresiniz gibidir ve insanlar size para göndermek için bu adrese ihtiyaç duyarlar. Diğer insanlarla paylaşmanız gereken budur.

Atomic Swap Nedir?

Atomic swap, bir kripto paranın bir diğer kripto paraya herhangi bir üçüncü partiye gerek duymadan değiştirilmesine verilen addır. Yeni ortaya çıkan bir teknoloji olan atomic swap sayesinde Bitcoin’e sahip olan biri bir borsa platformuna gerek duymadan elindeki Bitcoin’leri Litecoin bulunduran biriyle takas yapabilir. Burada takasın gerçekleştiğinden emin olmak içinse hash time-locked contract (HTLC) adı verilen kontratlar kullanılır.

Bu kontratlar atomic swap sürecinde iki tarafında gereklilikleri yerine getirdiğini otomatik olarak kontrol ederler. Bu kontratlar alıcının belli bir süre içinde işlemi onaylamasını gerektirir, yoksa paralar sahiplerine geri gönderilir.

Böylece iki kişi arasında takasın gerçekleşmesi için ikisinin de kendi blockchain’lerine kendi işlemlerini göndermesi gerekir. Kendilerine gelen parayı almaları içinse, cüzdanlardaki özel anahtar sistemine benzer bir protokolle işlemi onaylamaları gerekir.

Her ne kadar kullanışlı bir teknoloji olsa da, bir kripto paranın atomic swap desteklemesi için önce bazı gereklilikleri yerine getirmesi gerekir. Bunlardan biri de Lightning Network kullanıyor olmasıdır.

Bit HTLC iki blockchain’i bağlıyor gibi düşünülürse, Lightning Network de ödeme kanallarını birbirine bağlamaktadır. Ayrıca, iki blockchain arasında işlemin gerçekleşmesi için ikisinin de aynı kriptografik hash fonksiyonunu, SHA-256 gibi,  kullanıyor olması gerekir.

Şu anda atomic swap’ın geleceği parlak gözüküyor. Litecoin’in yaratıcısı Charlie Lee Bitcoin kullanarak Litecoin için atomic swap işlemi gerçekleştirmeyi başardı bile. Bu teknoloji geliştikçe merkezsiz takas platformları da güncel borsaların yerini alabilirler. Ancak bu teknolojinin zorluklarından biri, takas yapacak tarafların iki blockchain’i de bilgisayarlarına indirmiş olması gerekmesidir.

Şimdiden bazı merkezsiz borsalar bu teknolojiyi kullanmaya başlamışlardır. Atomic swap teknolojisinin geleceğin dikkatle takip etmek gerekiyor.

Satoshi Nakamoto Kimdir?

Satoshi Nakamoto, Bitcoin’i yaratan kiş ya da kişilerin kullandığı takma addır. Bu kişi ya da kişilerin gerçek kimliği hala belirsizdir. Satoshi Nakamoto ayrıca kripto para dünyasının en önemli ismi olarak da gösterilebilir.

Satoshi Nakamoto kripto para dünyasındaki en gizemli karakter olarak kabul edilir. Bitcoin ortaya çıkmasından bu güne 10 yıl geçmişken hala cinsiyeti ya da kaç kişi olduğu hala bilinmemektedir. Hakkında tek bilinen ise 2008 yılında Bitcoin ve kripto paraların gelişimini başlatan makaleyi yayınlamıştır.

Bu makalede bir Peer-to-peer ağı double spending probleminin önüne geçmek için  kullanmayı önermiştir. Bu problem geleneksel paralarda para zaten yapısı gereği anında kullanıldığı için bulunmamaktadır. Dijital paralarda ise para kopyalanabileceği için aynı para kolaylıkla birden fazla defa harcanabiliyordu. Para harcandığında depolandığı cüzdandan ayrılmasının biraz zaman alması da bunu daha büyük bir problem haline getirmişti.

Satoshi Nakamoto bu sorunu çözmek için bir merkezsiz ağ modeli önerdi. Bu modele daha sonra blockchain adı verildi. Bir blockchain’de, proof of work esasında dayanarak her işlemin sonunda zaman damgası da eklenir böylece değiştirilemez bir kayıt defteri oluşmuş olur. Blockchain’in boyu da arttıkça dışarıdan müdahale etmek daha zor hale gelmektedir.

Satoshi Nakamoto Bitcoin’in ilk günlerinde Bitcoin’le çok yakından ilgiliydi. Toplulukla elektronik olarak iletişim kuruyordu ana kişisel bilgilerin azlığı gerçek kimliğini bulmayı zor hale getiriyordu. Satoshi Nakamoto 2011 yılında Bitcoin’le resmi ilişkisini tamamen kesti.

Kimliğini açıklamamış olması kim olduğu konusunda pek çok spekülasyonunda önünü açtı. Özellikle de kripto paraların değerleri ve popülariteleri arttıkça. Satoshi Nakamoto’nun kontrolündeki Bitcoin’lerin ise 2013 itibariyle 1 Milyar Dolar’ı aşmış olabileceği tahmin ediliyor.

Bitcoin Yasal mıdır?

Bitcoin’in yasallığıyla ilgili hala bazı sorular vardır. Blockchain teknolojisiyle birlikte geleneksel yöntemlerden ve regülatörlerden uzak bir alışveriş platformu oluşmuş oldu. Ancak Bitcoin bu alanda sahte para gibi değildir. Bitcoin’le ilgili sorunlardan çoğu da Bitcoin çalışmasını tam anlayamamaktan ya da Bitcoin’i yöneten katı bazı kuralların olmamasından kaynaklanmaktadır.

Bitcoin’in yasallığıyla ilgili soruların cevabı Bitcoin’in nasıl kullanıldığıyla başlar. Artık çalışmayan illegal market Silk Road popülerlik kazandığından beri regülatörler Bitcoin’in yarı anonim ve merkezsiz yapısından endişe duymaya başkadılar. Bitcoin’le ilgili en büyük korkulardan biri kara para aklamak ya da takip edilmeden yasadışı maddeler satın almak gibi işlemlerde kullanılabilir olmasıdır.

Her ne kadar Bitcoin’in zamanında en çok kullanıldığı platformlardan biri Silk Road olsa da bu Bitcoin’in yasal olup olmamasını etkilemez. Burada esas olan aktivitenin neyle ödeme yapıldığında bağımsız olarak yasa dışı olmasıdır. Ancak Bitcoin yasal alışverişlerde kullanılsa da kurallar hala biraz karışık.

Bitcoin’i yasa dışı olmayan alışverişlerde kullanmak tamamen yasal, ancak Bitcoin  madencileri ya da Bitcoin borsaları işletenler o tür aktiviteleri ilgilendiren bazı yasalara tabi olabilirler. Günümüze birkaç ülke dışında Bitconi’i yasaklayan kanunlar çıkmamıştır.

Henüz Dünya’da ortak bir kanı olmasa da çoğu yerde Bitcoin kullanmak yasaldır. Birçok ülke Bitcoin’i gerçek bir para birimi olarak tanımamıştır. Ancak bu durum da ileride değişebilir.

Henüz Türkiye’de de Bitcoin’le ilgili özel bir durum yoktur. Devlet tarafınan tanınmamaktadır ancak yasa dışı alışverişler hariç tutularak kullanılmasının önünde yasal bir engel yoktur. Bankalar Bitcoin kabul etmemektedir.